biz yapsak çok ayıp olur da bakma önemsemez havalarımıza.
9.11.09
8.11.09
Ole
herkesin sevmediği bir şeyi sevince ya da yapınca ya da eskaza yapmaya teşebbüs edince dahi, suratımın aldığı budala ifadeyi değiştirebilmek için çaba sarfetmiştim, başarmıştım da. ama ya sonra, ya dün, ya dünden önceki gün?
5.11.09
.buzparmak
çünkü mandalina çok duygusal bir meyvedir. bu yüzden ben de duygusallık sınırındayım. birisi kafaya vurmadığı sürece harekete geçemeyen bünyelere balyoz şart. şart ki ne şart. böyle balyoza can kurban. ne de olsa kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez ki her kuşun da eti yenmez. şimdilik hayat sürüncemeli. iki adım ileri, bir adım geri. bu kadar düzenli olsa yine iyi, burgulu filan tam eziyet. hep suni gündem, hep hedef şaşırtmaca. ben de tam bir keklik, bazen sazan.
.salut
salut salut sana da salut,
eski şarkıları dinlemek günümdeyim. bütün konsantrasyonumu toplayıp çalışmam gereken slaytlar dolusu şey var. yine zenginin malı züğürdün çenesini yoruyor, yine tarih tekerrür ediyor.
hayır finans sektörüyle ilgilenmeyeceğim. ilgileneceğim sektörü bilahare söylerim ama lidyalılar parayı bulup köşesine çekilmeyi bilmiş, pacioli accountingin temellerini atıp gitmeyi bilmiş bir ben bilemedim sıyrılmayı bu işten.
kendi içimde tutumu, tasarrufu baş tacı yapmış bir insan olarak, bu mevzuları abartmalarını anlamamakta ısrarcıyım. tüm bu sıkılgan tavırlarımda da gayet kararlıyım. hayır sonra anlaşılmaz olduğum ima ediliyor ama gayet net kişisel özelliklerine de sahibimdir. neyse ne yani abartmayım şimdi ama böyle zor günler yaşıyorum burda, kimse farkında değil. işte şimdi kızım, gelinim ve hatta görümcelerim alınabilir.
eski şarkıları dinlemek günümdeyim. bütün konsantrasyonumu toplayıp çalışmam gereken slaytlar dolusu şey var. yine zenginin malı züğürdün çenesini yoruyor, yine tarih tekerrür ediyor.
hayır finans sektörüyle ilgilenmeyeceğim. ilgileneceğim sektörü bilahare söylerim ama lidyalılar parayı bulup köşesine çekilmeyi bilmiş, pacioli accountingin temellerini atıp gitmeyi bilmiş bir ben bilemedim sıyrılmayı bu işten.
kendi içimde tutumu, tasarrufu baş tacı yapmış bir insan olarak, bu mevzuları abartmalarını anlamamakta ısrarcıyım. tüm bu sıkılgan tavırlarımda da gayet kararlıyım. hayır sonra anlaşılmaz olduğum ima ediliyor ama gayet net kişisel özelliklerine de sahibimdir. neyse ne yani abartmayım şimdi ama böyle zor günler yaşıyorum burda, kimse farkında değil. işte şimdi kızım, gelinim ve hatta görümcelerim alınabilir.
1.11.09
Buffy The Vampire Slayer
operaya gidelim olmaz mı?
arkadaş arkadaşı vezir de yapar rezil de. alzheimer dedemi komik de yapar bilge de. dilara kendini manic de yapar depresif de.
ben de çok iyi umursamaz taklidi yaparım.
ben de çok iyi umursamaz taklidi yaparım.
29.10.09
saçmalamazsak yapabiliriz
number one hala var mı? bizde yok da. bizim evin kanallarını annem belirliyor çünkü. onun istediği kanallar, onun istediği sırayla izleniyor. böyle anlatınca annem çok otoriter, dediğim dedik çaldığım düdük gibi bir kadın imajı çizmesin. evin diğer sakinleri teknolojiden sorumlu beyin loblarında kalıtımsal bir mutasyon geçirdikleri için beceri sınırlarının dışına itmişlerdir bu işi. sony ericsson life vardı da ondan diyorum yani. hay allahım ne günlerdi. ortaokuldaydım ve ortaokul bariz güzeldi. ortaokuldan sonraki okullarımı hiç sevmedim zaten bildiğiniz gibi.
geçen gün, içinde okuduğum okulda olduğum için ne gibi bir suç işlediğimi de düşündüm. bunu sık sık düşünüyorum aslında. tuvalet kokusuyla kahve kokusunun karıştığı bir bina üstelik. koku konusunda seçiciyim de, seçici geçirgenim hatta.
geçen gün, içinde okuduğum okulda olduğum için ne gibi bir suç işlediğimi de düşündüm. bunu sık sık düşünüyorum aslında. tuvalet kokusuyla kahve kokusunun karıştığı bir bina üstelik. koku konusunda seçiciyim de, seçici geçirgenim hatta.
28.10.09
dum
adında strawberry geçen her şarkıyı seviyorsam bu beatles'tan kalmadır ama ya her 9'u sevmeme, 9'u takıntı haline getirmeme ne demeli?9 çok harikulade bir sayı. matematiksel olarak da öyle, sadece benim takıntım değil. bu takıntı dediğim şey de "her xx:xx'te sevgilin seni düşünüyor" gibi değil, twitter'a yazacağım bir şey değil. çok daha özel. 9'la benim aramda.
25.10.09
küçük ayak parmakları ne kadar da çirkin
anlamak istemeyince anlaşılmıyor. insan insanı dönem dönem çok boğuyor. ilgisinden boğuyor, ilgisizliğinden boğuyor, düşüncesizliğinden boğuyor, bencilliğinden boğuyor. kendi öz suyunda boğup bitiriyor. dokunsalar ağlayacakken, dokunmadıkları için küplere biniyor. her tavşan ayrı bir dağa küsüp, ayrı bir dağın yolunu tutuyor. giderken yolda ayrı bir kaplumbağa görüyor. eski kaplumbağaların bilmişliğini unutup, ağır aksak onla yürüyor. işler ağırlıktan çok aksaklığa dönerken ve la fontaine'den masal göndermek şarkılara uğramadan önce yolunu ondan ayırıyor.
eflatunu kitaplardan çıkarıp arka fon yapıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







